• How to Sell Drugs Online (Fast)
    Müzik - Film - Dizi

    How to Sell Drugs Online (Fast) – 1. Sezon

    Hani insanların kendi kendine konuştuğu gecelerde laf birbirini açar ya, öyle bir gecede muhabbetten sıkılıp lanet olası Netflix batağına tekrar düştüm. Hem Stranger Things için hem de izlemek için farklı şeyler bulurum diye iptal ettiğim üyeliğime tekrar giriş yaptım. Beni burada yeni bir dizi olarak How to Sell Drugs Online (Fast) isimli dizi karşıladı, evet yanlış okumadınız Türkçeye İnternetten Uyuşturucu Haplar Nasıl Satılır olarak çevirebilirsiniz. Peki ben neden bu dizi için bir yazı yazıyorum? Sizleri uyuşturucuya ya da internetin karanlık taraflarına özendirmek için mi? Hayır, kesinlikle değil. Bilen bilir her bölümünde farklı bir karakterin hayatını anlatan güzel bir gençlik dizisi vardı; adı Skins. Sanırım Skins bittikten yıllar sonra sadece iki…

  • Değişim - Mo Yan
    Kitap

    Değişim – Mo Yan

    Üstüme tren düşmeden veya karşıdan karşıya geçerken tarafıma uçak çarpmadan geldim, yine aranızdayım. Bu sefer ne getirdin bizlere diye soracak olursanız, içinizden “aman bu da kendini kitap yorumlayınca entel zannediyor” diyebilirsiniz ve hatta dediniz bunu ama umurumda değil. Geçtiğimiz benzer yazılarda sizlere artık çok fazla kitap okuyamadığımdan ve bunun için kendimi daha çıtır çerez (yani sayfa olarak az, fiziksel olarak ince) kitaplara yönlendirdiğimden bahsetmiştim. Bu seferde karşınıza Çin’in Nobel ödüllü yazarıyla geldim; kendisi Mo Yan, eserinin adı ise Değişim. Değişim kitabı, Çin’deki değişimlerin üzerine yazılmış bir uzun öykü -ama ne uzun öykü- olarak yazılması için amaçlanmış fakat yazarın “ben zaten senelerdir bu sistem yüzünden bu haldeyim” diyerek aslında kendi otobiyografisini…

  • Doppler - Erlend Loe
    Kitap

    Doppler – Erlend Loe

    Ben her zaman kendi kendime şikayet eden bir tip olmuşumdur, mesela bunlardan bir tanesi de yapacağım dediğim şeyleri uzun bir süre daha yapmamak gibi. Mesela ne mi? Yeri geldi örnek vereyim; kitap okumak. Neredeyse uzun süre boyunca elime birçok kitap aldım ama hiçbirini okumadan es geçtim, kitaplığıma kaldırdım. Uzun bir süre sonra kitap okuma fırsatını Doppler ile buldum. Bildiğimiz Dünyanın Sonu gibi güzel bir kapitalizm eleştiri yapan kitabın yazarı olan Erlend Loe tarafından yazılmış yine komik ve düşündürücü bir kapitalizm eleştirisi içeren kitap Doppler. Doppler, anti-kapitalist karakteri anlatan ve karakterin ismini taşıyan bir kitap. Hoş gel gelelim anti-kapitalist demek doğru olmaz fakat karakterimiz Doppler başına gelen birkaç parça olaydan sonra…

  • Kendime Çaylar 5
    Genel

    Kendime Çaylar #5: Şekersiz ve Acı

    Parmaklarımın arasında yarım saattir yakılmamış bir sigara, yeni doğmuş bir bebek gibi tertemiz Word sayfası, sabah gitmem gereken bir iş, masada soğumuş şekersiz ve acı bir çay beni bekliyor hayatımda hiçbir şey değiştirmeyen son gününde; ama ben bu çayı içerim arkadaş! Kendime Çaylar serisi yazmak isteyip de belli bir başlık veremediğim konuların günahkarı oldu hep, sanırım bugün de olmaya devam ediyor. Beni tanımayanlar şimdi şöyle sorular soruyor: “Bu adam bir yazar mı? Yoksa bir kuş mu? Kim bu yırtık dondan fırlama?”. Kabul edelim bu sorduklarınızdan hiçbiri değilim, hele ki kuş hiç değilim çünkü Model’in ‘Makyaj’ parçasında dediği gibi “durmadan yedim ve biraz kilo aldım”, sanki hiç kilolu değilmişim gibi. Kendimle…

  • Genel

    Kendime Çaylar #4: Köşe Koltuğu Kadar Mutluluk

    Muhtemelen okuyup, yorumunu buraya yazmadığım fakat okuduğumda bunun neresi bilim kurgu kitabı dediğim Kıyamete Bir Milyar Yıl kitabında şöyle bir cümle yer alır; “Aynı korkunç hikayeyi ikinci defa anlattığınızda, onun gülünç taraflarını da görmeye başlarsınız.”. Size korkunç bir hikaye anlatacak değilim merak etmeyin, gel gelelim aylarca yazmayıp sonra yırtık dondan çıkar gibi fırlayan bu insan görünümlü Oktay’ın hikayesini ikinci defa okumak istemezsiniz. Bunu yapmak isterseniz de tercih sizindir, bana sadece saygı duymak düşer tabi ama hayatlarımız git gide korkunç hikayelere konu oluyor. Evet, bu sefer leş, pislik, karamsar, durduk yere dert sahibi yapabilecek bir dertleşme yazısı yazıyorum. En son yazdığım yazımın üstünden tam beş ay geçmiş, ilkokullarda panolarımızda asılı devasa…