Merhabalar, ilk misafir yazımı almış bulunmaktayım. Yazı genç blog yazarı arkadaşımız Oğuzhan Bahadır’a (Zoraki İnsan) ait. Yazının gerçek kaynağına ‘buraya’ tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kendisi ‘Edebi Sözlük‘ isimli yazısında yeni uğraşı olan edebi kelimelerden bahsediyor. Hepsini birer birer defterine not almış ve bizlerle paylaşıyor. Keyifli okumalar, benim de hoşuma gitti arkadaşımızın bu uğraşı.

Bahsetmiştim önceden de sizlere 11. sınıfa geçtiğimi ve sayısal bölümü seçtiğimden. Sayısalcıyım ama Edebiyat aşkı geldi son 2 günde. Sanırsam öğretmenimizin konuşması etkilemişti ve konular da dikkatimi çekmişti. Dün de yeni bir projeye başlamıştım İnşallah olabildiği kadar devam etmek istiyorum. Bugünde okulda birkaç kelime ve evde kitaplardan okuduğum, baktığım satırlardan bazı kelimeler çıktı. Hepsi Edebiyat defterimin arkasında..

Ulema: Alimlerin çoğu.

Pasifize: Pasifleştirmek.

Mutasarrıf: Kendinde kullanım hakkı olan.

Maarif: Bilgi ve kültür.

Müsrif: Tutumsuz, savurgan. –Resmi tarihlerde II. Abdulhamid için bu kelime kullanılır ama ne yazık ki Abdulhamid’in bu kelimeyle yakından alakası yoktur.-

Alelade: Olağan, sıradan, bayağı.

Karakeçilli aşireti: Osmanlı’yı kuran aşirettir. (II. Abdulhamid’de bu aşirete “Has Hemşehrilerim” derdi.)

Mürg: (Kuş. Divan şiirinde sevgiliye, aşıka ait bazı özellikler kuş ile ilgili gösterilir.)

Bimar: Hasta. (Divan Edebiyatı’nda aşık, bir aşk hastasıdır.) –bu aralar acayip hastayım bende yaa-

Mihnet: Sıkıntı, üzüntü.

Jön Türkler: Bir nevi Son Osmanlılar.

Okuduğum paragraflar arasında beğendiğim bir şeyi de paylaşmak istiyorum.

Sultan Abdulaziz zamanında halk tarafından çok sevilirmiş ve onun haince öldürülüşün ardından “intihar” süsü verilmesi.. Ve vefatının ardından halk sokaklara çıkıyor, İstanbul hıçkırıklara boğuluyordu: “Babamız öldü” diye. (Cellatların yüreği bile sızlamış) Sonra bu acı onun arkasından söylenilen bir diziyle dillere getirildi:

Seni tahttan indirdiler
Üç çifteye bindirdiler
Topkapı’ya gönderdiler
Uyan, Sultan Aziz uyan
Kan ağlıyor bütün cihan!

[mks_separator style=”solid” height=”2″] [mks_highlight color=”#eeee22″]

Zoraki İnsan Hakkında:

17 yaşında kendi halinde, ilgisi olduğu şeylere karşı ayran gönüllü davranan, yurtdışında Yazılım Mühendisliği okuyup mühendis olmak isteyen, her şeyi kolay sevmeyen sevdiğinde ise kolay vazgeçebilen, kitap okumayan ama okumayı hayal eden, sadece internetten yazılar okuyup kendini avutan, hemen bir şeye meraklı olursa internetten kısa bir araştırmayı illa yapması gereken, kısa ama özlü olandan anlam çıkarmaya çalışan, birbirinden farklı insanları idol edinen, her şeyin kısasını ve özünü dileyen, İstanbul’da ailesiyle yaşayan bir genç.

Blog’a ulaşmak için tıklayınız.

Google+ profiline ulaşmak için tıklayınız.

[/mks_highlight]