Genel

Genel yazıları bu kategori altında okuyoruz. Blog içerisindeki diğer kategorilere sığmayan, kendine yer edinememiş yazılara burada yer veriyorum.

  • Kendime Çaylar 5
    Genel

    Kendime Çaylar #5: Şekersiz ve Acı

    Parmaklarımın arasında yarım saattir yakılmamış bir sigara, yeni doğmuş bir bebek gibi tertemiz Word sayfası, sabah gitmem gereken bir iş, masada soğumuş şekersiz ve acı bir çay beni bekliyor hayatımda hiçbir şey değiştirmeyen son gününde; ama ben bu çayı içerim arkadaş! Kendime Çaylar serisi yazmak isteyip de belli bir başlık veremediğim konuların günahkarı oldu hep, sanırım bugün de olmaya devam ediyor. Beni tanımayanlar şimdi şöyle sorular soruyor: “Bu adam bir yazar mı? Yoksa bir kuş mu? Kim bu yırtık dondan fırlama?”. Kabul edelim bu sorduklarınızdan hiçbiri değilim, hele ki kuş hiç değilim çünkü Model’in ‘Makyaj’ parçasında dediği gibi “durmadan yedim ve biraz kilo aldım”, sanki hiç kilolu değilmişim gibi. Kendimle…

  • Genel

    Kendime Çaylar #4: Köşe Koltuğu Kadar Mutluluk

    Muhtemelen okuyup, yorumunu buraya yazmadığım fakat okuduğumda bunun neresi bilim kurgu kitabı dediğim Kıyamete Bir Milyar Yıl kitabında şöyle bir cümle yer alır; “Aynı korkunç hikayeyi ikinci defa anlattığınızda, onun gülünç taraflarını da görmeye başlarsınız.”. Size korkunç bir hikaye anlatacak değilim merak etmeyin, gel gelelim aylarca yazmayıp sonra yırtık dondan çıkar gibi fırlayan bu insan görünümlü Oktay’ın hikayesini ikinci defa okumak istemezsiniz. Bunu yapmak isterseniz de tercih sizindir, bana sadece saygı duymak düşer tabi ama hayatlarımız git gide korkunç hikayelere konu oluyor. Evet, bu sefer leş, pislik, karamsar, durduk yere dert sahibi yapabilecek bir dertleşme yazısı yazıyorum. En son yazdığım yazımın üstünden tam beş ay geçmiş, ilkokullarda panolarımızda asılı devasa…

  • Doğum Günü Kutlamak Üzerine
    Genel

    23 Oldum! – Doğum Günü Kutlamak Üzerine Düşünceler

    İlk cümlesini yazamadığım, yazıp yazıp tekrar geri sildiğim yazılarımı çok beğeniyorum nedense. Fark ettiyseniz bu yazı da o tür yazılardan sadece bir tanesini oluşturmakta ama konumuz basit. Geçen günlerden dört şubata gelen zaman diliminde tam olarak evrende bir senemi daha doldurdum. Yaratılış efsanemi merak ediyorsanız genel olarak kendimi tanımladığım ‘hakkımda’ sayfasına göz atabilirsiniz. Biraz size doğum günü hakkında düşüncelerimi ve bu aralar vaktin nasıl geçtiğinden bahsetmeye geldim.

  • Genel

    Kendime Çaylar #3: Tutunamayanlar Mı?

    Oğuz Atay, Tutunamayanlar isimli kitabında ‘insanların en verimli olduğu anda tükendim’ der ve bunu tezleriyle bir paragrafta devam ettirir. Ben ise hem insanların hem de kendimin verimli olduğunu hissettiğim anlarda elim kolum bağlı olarak kendimi tükettim. En eğlenceli hobim hatta alternatif mesleğime dönüşen blog yazarlığını bir kenara attım ve cahildim dünyanın rengine kandım. Kendime çaylar serisinin üçüncüsünde 2017 senesine Şubat’a on kala girmiş olan bir insan görebilirsiniz. Merak edip mail attınız, olmadı yorumlarınızla hayat belirtisi istediniz, tamam hepimiz kabul edelim bu adam da çöp oldu diye biraz da sevindiniz. Size bu zamana kadar neden blog yazamadığımdan bahsetmeyeceğim fakat yazının devamında ‘neden blog yazarlığına devam etmeliyim?’ sorusuna verdiğim cevabı bulabilirsiniz; eh…

  • Genel

    Satır Arası – #mim

    Bu aralar kendimi, reklamlardaki sıradan bulaşık deterjanları gibi hissediyorum. Dikey Geçiş Sınavı, işler güçler filan derken tam anlamıyla beynim beni terk etti. Gumball isimli çizgi filmi bilirsiniz, orada böyle bir sahne vardı. Şimdi siz hemen “adam 22 yaşına gelmiş, çizgi film izliyor” demeden ben asıl konuya girişeyim. Semih Keçecioğlu beni ‘ Satır Arası ‘ isimli yazıya etiketlemiş, yani bildiğimiz terimle bu bir mim etkinliği. O zaman şov başlasın!