Karadeniz, yeşiliyle mavisiyle istisnasız güzel memleket. Bu güzel bölgenin fotoğraflarına baktığımızda ya da biraz vakit bulup gezdiğimizde tekrar tekrar aşık olabiliyoruz. Karadeniz turu planı ile gerçekleşen tatilimin Giresun ve Trabzon ayaklarından sonra üçüncü şehrimiz olan Rize bize bol bol hoş geldiniz kısa mesajlarıyla ve bol siyasi afişleriyle kucak açtı. Rize, eskiden yeşilin mavi ile kucaklaştığı şahane Karadeniz ili olarak bilinirken artık sahil yolu projesi ve turizm projesi ne kadar berbat olabilirin cevabını bize verdi sağ olsun. Daha önceki Karadeniz Gezi Günlükleri yazılarımda olduğu gibi bu yazı da gezmek görmek isteyenler için Rize gezi rehberi tadında yazı olacak yine kendim ve meraklıları içinse notlardan oluşacak.

Karadeniz turu, yapılması en zevkli fakat bizim gibi bir haftaya sıkıştıracaksanız çok yorucu tatil şekillerinden biri olabilmeye aday. Çünkü gezip görmek için çok yer var ve hepsine nasıl zaman ayırabileceğinize emin olamayabilirsiniz, bir yer keşfedersiniz ve planlarınız artık istediğiniz gibi ilerlemez. Çoğu yeri betonlaşmaya mağdur kalsa bile, turistik tesislerini rahatsız edici bir görüntüsü olsa bile ‘Rize hala gezip, görüp, keşfetmek için güzel memleket bilader be!’ deyip, Rize gezi rehberi yazımıza başlayabiliriz. Çünkü taş köprüleri ve Fırtına Deresi hala kendine hayranlık bırakacak seviyede.

Fırtına Deresi, Yapılamayan Rafting ve Taş Köprüler: Biz Çok Beğendik!

Fırtına Deresi, gittiğimiz ilk rota değildi elbette. Hayatımızda gördüğümüz ilk dere burası değil, o yüzden de şaşırmıyoruz zaten fakat Karadeniz’in o kadar hidroelektrik santrallere yoğunlaşmasına inat hala gürül gürül akan ve kalbimiz kadar temiz bir derenin varlığını sürdürüyor olabilmesi tamamen mutluluk verici.

Fırtına Deresi, Rize
Fırtına Deresi, Rize

Ülkemizde rafting denildiğinde akla ilk Fırtına Deresi gelir. Biz yapmak çok istedik fakat hangi işletmeye gitsek bize ‘iki kişi olmaz o iş kardeşim’ dediler. Bizim gibi iki gezgin daha bulup taktık peşimize, bu seferde ‘dört kişi olmaz o iş kardeşim’ cevabını aldık. Sonuçta biz ve peşimize taktığımız arkadaşlar mutsuz ayrıldık. Artık bu rafting zımbırtısı kaç kişi yapılıyor merak etmiyorum da çünkü bir sonraki sefere oraya tabur dolusu insan yığacağım. On kişinin altında oyunu açmayan Paintball işletmecisinden farkınız kalmadı gözümde. Sizin rafting yaptığınız derenin ilerisinde biz yüzdük be, heyt!

Fırtına Deresi, bizim için rafting yapamadığımız bir anı olarak kalmadı sadece. Hangi memleketlimizin aklına geldi bilmiyoruz ama derenin kenarına salıncak yapmışlardı, çocukluğumdan bu yana ilk defa salıncakta sallanmaktan zevk aldım sanırım.

Fırtına Deresi, Rize
Fırtına Deresi, Rize

Fırtına Deresi üzerinden olmamız tamamen harita bilgimiz dışı ve tesadüftü; planımızda olsa bile. Böyle de bölgeye cahil bir tur yapıyorduk işte fütursuzca. Neden oradaydık ki? İlk nedeni Rize’nin taş köprülerini görebilmek ve ikinci nedeni ise Zil Kale’ye çıkan yolun buradan geçmesiydi, Zil Kale mevzusuna yazının ilerisinde değineceğim eğer merak ediyorsanız.

 

Rize, yeşil ve mavisi gibi köprüleri ile meşhurdur ayrıca ama köprüler bulduğu yeşilin içine eden türden değil, geçerken de deli dehşet paralar hiç vermiyorsunuz. Zamanında yapılmış, asırlık taş kemer köprüler adeta zamana meydan okuyor burada. Size okuduğunuz diğer Rize gezi rehberi yazıları sadece şuralara gidin, buralara kaçın der ama Gayriciddi Zamazingo farkıyla acı gerçekleri tüylü bir kırbaçla yüzünüze vurmaktan çekinmiyoruz gördüğünüz gibi. Şaka bir yana eğer Rize’de gezilecek yerler listesi yapıyorsanız mutlaka Fırtına Vadisi rotasını planlarınıza eklemelisiniz.

Zilkale: Fırtına’yı Tepeden İzleyin

Zilkale, Fırtına Deresinin 100 metre kadar yükseğinde kalan ve konumu kalenin şanına yakışacak şekilde konuşlanmış tarihi bir yapı. Karadeniz gezisi yaparken en çok istediğim şeylerden bir tanesi Zilkale’ye çıkmaktı. Bilemiyorum belki fotoğrafları büyüleyici geldi belki de çok ballandırarak anlattılar ama o kadar varmış dedirtti kendine.

Öncelikle kaleye giriş ücreti var, 5₺ olarak belirlenmiş. Fakat biz sabah erken saatte gittiğimiz için gişede kimse yoktu, o yüzden -pek sanmam ama- gişe görevlisi bu yazıyı okuyorsa hakkını helal etsin, sana iki kişiden 10₺ borcumuz var patron.

Zilkale, Rize
Zilkale, Rize

Karadenizde gördüğümüz en iyi kalelerden oldu Zilkale kuşkusuz. Restorasyonu gayet başarılı bir şekilde yapılmış, sırf çok turist geliyor diye etrafına ucube şeklinde tesisler konulmamış, doğal yapısı korunmaya çalışmış ve kalesinin her odasında ne işe yaradığını, zamanında ne için kullandıklarını özenle yazılmış.

Zilkale, her tarafından seyire açık bir yapı. Bu yüzden Fırtına Vadisi kusursuzca yeşiliyle ve deresiyle izlenebiliyor. Zilkale’den çıkıp Çat, Elevit Yaylası ve Polevit Yaylası rotasında güzel bir seyahat gerçekleştirmeniz mümkün. Buralar gerçekten merak ettiğim kadar varmış, umarım tekrar gelmek ve aynı güzelliği bozulmadan görmek için bir şansımız olur diyorum ve Rize gezi rehberi yazıma devam ediyorum.

Ayder: Tamam Gördünüz, Şimdi Kaçın!

Yazının başında size Karadeniz’in turizm projesinin ne kadar berbat olduğundan bahsetmiştim. Şimdi, çok eski bir yazıya değil bir önceki Trabzon yazımıza gidelim ve Uzungöl hakkında yazdıklarımı okuyalım. Aynı durumlar tam olarak Ayder için bire bir geçerli. Bitki örtüsü otellerden, pansiyonlardan, betonlardan oluşuyor; neyse bir tutam nefret kusmak yetti.

Ayder, bizim akıllarımıza Planet Doğa isimli Twitter kullanıcısından aynen şu şekilde kazındı; “Burası Norveç değil.. Burası Rize, Ayder Yaylası! Norveç’e gitme hayali kuranlara kapak olsun..”. Belki turizmin bokunun çıktığı zamanlara denk gelmeseydik bu gönderiye fazlasıyla katılabilirdik ama biz Ayder’i sevemedik maalesef. Araç park etmeyi geçtim, bir yaylanın içerisinde nasıl trafik olabilir ki?

Ayder, Rize
Ayder, Rize

Yolda aldığımız doğma büyüme Ayder kimliğine sahip bir beyefendi bize Ayder’in yayla olmadığını söylemişti, çünkü yaylalar aslında Ayder’in ilerisinde yer alıyormuş. Bunu öğrendiğimde bu bilgi bize özel sanmıştım ama internete girince her yerde yazıyormuş, bütün havam sönmüştü. İşin garibi, bölgenin yerel halkı bu kadar turistin olmasından şikayetçi ve önlem almak konusunda bir adım atmıyorlar, doğası çoktan bozulmaya başlamış durumda. Eh be abicim, ablacım; daha önce neredeydiniz de niye umurunuzda olmadı? Neyse arabaya aldığımız o hoş sohbetli abimize bizi içeri bedava soktuğu için teşekkür ediyorum ve Rize gezi rehberi yazımın sonlarına yaklaşıyorum. Çünkü daha gezdiğimiz rotalarda Artvin ve Batum var, üşenmediğim bir zamanda gezinin bu ayaklarını yazmak için heyecanlanmıyor değilim.

Eğer ki ‘Rize Gezilecek Yerler’ başlığı altında bir liste oluşturuyorsanız kendinize mutlaka bizim gittiğimiz yerleri ekleyin, pişman olmayacaksınız. Rize, hayatınızda mutlaka bir kez görmeniz gereken yerlerden bir tanesi, en azından doğası henüz bozulmamışken gidin, görün ve eşe dosta anlatın. Benim yaptığım gibi İnstagram’a bol bol fotoğraf atın. Sahi ya siz beni Instagram üzerinden takip ediyor muydunuz?

4 YORUMLAR

CEVAP VER