Yazılarını büyük bir keyifle okuduğum, (bence)  gazetelerin köşe yazısı kalitesinde blog yazabilen, Blogumu Tanıt aracılığı ile karşılaştığım Musa Özsarı beni ‘ Kişisel Blog Yazarları Ne Düşünüyor ’ isimli yazısında mimlemiş sağ olsun. Benimde çok sevdiğim bir konu bu, diğer kişisel blog yazarlarının cevaplarını okumak zevkliydi fakat dönüp dolaşıp bana da gelebileceğini sanmıyordum. Gerçekten insanlar okumaya üşenmese keşke ve sizlere iki üç sayfa yazı yazabilsem fakat kendi cevaplarımı en net şekilde sizlere geçirebileceğim umarım.

Yakın çevrenizde insanlara blogunuzdan söz ediyor musunuz?

Sohbet

Sadece sosyal medyada yazılarımı paylaşıyorum, sanırım bu şekilde gören oluyordur. Aslında insanlara “Selam, bakın ben blog yazıyorum, adresimde şu…” diye söylemek için asla can atmıyorum. Kitapla ilgili bir yazı yazdığımda bir arkadaşıma yazdığım yazıyı gösteriyorum yayınlamadan önce.

Bazen söylememek en iyisi olabiliyor çünkü geçenlerde yakın bir arkadaşımdan “Başımıza yazar mı olacaksın? Bir fular, bir gözlük tak, kedinde var zaten tamamdır bu iş.” cümlesini dalga geçer şekilde duydum, bu gerçekten heves kırıcı olabiliyor. Bazıları ise söylediğimde amacımın kadınlarla tanışmak yada para kazanmak olduğu sanıyor, bu söylerlerde fazlasıyla heves kırıcı. Şuan karar verdim artık kimselere söylemeyeceğim.

Neden blog yazıyorsunuz?

Aslında bu sorunun cevabı benim için net. Bilginin halka açık olduğuna inanan biriyim ve iyi kötü tecrübelerimizi insanlarla paylaşmayı kendime borç biliyorum. Kendi bildiklerimi, bulduklarımı, doğruları, yanlışları, iyiyi, kötüyü başkaları ile paylaşmak için bu blogu açtım ve yazıyorum. Burada deneyimlediğim her türlü içerik var.

İlk yazınız ile en son yazdığınız yazı arasında ne gibi farklar var?

Eski yazılarıma baktığımda sade, basit, kimseye hitap etmeyen yazılar yazdığımı gördüm fakat artık yazılarımın sade ve basit olmadığını ve en az bir kişiye hitap ettiğini düşünüyorum. Eski yazılarımdan bir geri dönüş alamazken şimdi yazdığım yazılara gelen geri dönüşler ve yorumlar alabiliyorum.

Blog yazmak normal yaşantınıza neler kattı?

Parmakizi ile Kuş Resmi

Sanırım bunun cevabına tüm blog yazarları ‘yazma becerim arttı’ cevabını verdi 🙂 , benim içinde aynı durum geçerli. Hatta bu durumu değerlendirip gelir kapısı haline çevirdim. Blog yazmak en büyük hobilerim arasına çim pistte sol kulvardan gelip girmiş bulunuyor. Çok mu sıkıldım? Bir şeyler karalıyorum, beğenirsem yayınlıyorum beğenmezsem bende saklı kalıyor.

Ayrıca bunu söylemezsem edemeyeceğim, blog yazarak yeni dostlar edindim elbette. Aynı kafalarda düşünebildiğimiz, birbirimize bloglarımız konusunda yardım edebileceğimiz yeni dostlar.

Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?

Açtığı blogu bir süre sonra çöplüğe çevirmeyecek, özgün içerik üretebilen, belli bir kitleye hitap edebilecek, yazmayı sevecek ve bunu sorumluluk olarak görecek, öğrendiklerini ve tecrübelerini başkalarına aktarabilecek herkesin blog yazması taraftarıyım. Bunun için her zaman bu konuda yardımı esirgemem.

Yok ben blog açıp paraya para demeyeceğim, x kişisinin blogu varmış kitap yazmış ünlü olmuş bende ünlü olacağım gibi düşünenler benden ve blog yazarlığından çok uzak dursunlar.

Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

Yazarken ilham aldığım bir kaynak yok. Dışarıda yaşadığım bir olay da bana kaynak olabiliyor, çok sevdiğim bir müzik albümü yada bir blog yazarı arkadaşımın herhangi bir yazısı. Bunu kesinlikle sınırlayamam, galiba ben ‘ilham’ denilen şeyin olmadığına inanan birisi olabilirim.

Diğer blog sahipleri ile iyi iletişim kuruyor musunuz?

En azından ben öyle düşünüyorum, sosyal medyadan ve e-posta aracılığı ile iletişim kurduğum blog yazarları var. Fakat bir gün gerçekten bir yerlerde oturup saatlerce muhabbet etmek istediğim blog yazarlarının sayısı hatırı sayılır derecede.

Rahatsız olduğunuz konular var mı?

Beğeni Butonlu Klavye

Herkes gibi elbette benimde rahatsız olduğum konular var. Her zaman biz blog yazarları yazılarımıza yorum yapılmamasından, paylaşılmamasından yakınırız fakat artık kişisel blog yazıları çalınıp başka bloglarda yayınlanıyor. Madem kendin bir paragraf yazı yazamayacaksın açma o zaman blog. Yazılarımızı çalmayın, illa bir yerlerde yayınlamak istiyorsanız yazı içerisinde yer alan paylaş butonlarını kullanın. Biz maalesef instagrama kek, ceket, yurtdışı fotoğrafı atınca binlerce beğeni alan insanlar değiliz, bu yüzden yazılarımızın paylaşılması ve gelen yorumlar bizi mutlu ediyor.

İkinci bir rahatsız olduğum konu ise link bırakıp gidenler. Maalesef insanlar link bırakıp kendi sitesine ziyaretçi çekme peşinde, elbette site/blog adresinin yer aldığı yorumları yayınlıyorum ama sırf reklam amaçlı yapılmış yorumlara yer vermiyorum.

Aslında benim şikayetim çoktur hangisini anlatayım? Bir tane daha yazıp bitiyorum. Adınız ve soyadınızla alan adı alıp altına kopya içerik koyup sayfayı da reklamla kaplıyorsunuz ya hani… Yapmayın, biz çok küfür ediyoruz. Çünkü insanlar bizim blogumuza girdiklerinde öyle bir site ile karşılaşacaklarını sanıyorlar.

Son Olarak

Gerçekten yazarken keyif aldığım bir mim oldu. Beni mimlediği için Musa Özsarı’ya çok teşekkür ediyorum. Bende cevaplarını merak ettiğim Burak Göç’ü bu yazıya mimliyorum ve cevabını bekliyorum.

Saat şuan tam olarak sabah 04:56 ve bundan önce saadet zinciri dolandırıcılığı ile ilgili ‘Geleneksel Olarak Dolandırıcılık: Saadet Zinciri’ başlıklı yazı yazdım ve yayınladım artık oturan kısımlarım dümdüz oldu 🙂 , kalkıp yatma vakti geldi sanırım.