Evrenin yaşanabilir alanlarını oluşturan galaksilerin gözlerden uzak bir köşesinde, güneşin etrafında çılgınlar atarak dönen gezegenin orta doğu bölgesinde, artık Haliç manzarasını kentsel dönüşüm zırvası yüzünden göremeyen bir sokak vardır. Tam olarak kendimi ait hissettiğim yer burası benim, işte basit ve sığ bir hayat örneği. En azından kendimi bir yere ait hissettiğim için mutluyum. Evim güzel evim. Kendime çaylar demleyip o çayı sıcak sıcak bacağıma boca ettiğim yer de burası (bu yazıyı taslaktan düzgün bir metine geçirecektim ki bacağımı az biraz yaktım).

Kendime Çaylar serisinin bir başka türlüsüne başlamadan önce size bir iyi bir de kötü haber vermek istiyorum. Baykuş geri döndü! Kedilerin okuma yazması olsa kesin bir önceki yazıyı okuyup geldi diyebilirim ya da diyemem. Bizim bakkalın oradaki ara sokakta takılıyormuş. Kötü haberi gelelim; Baykuş tekrar kayboldu. Annesine, babasına trip atan ergen gibi evden kaçıp duruyor. Tekrar geri gelmesi ümidiyle…

Ayraç

Bilinçaltımda Bir Garip Yalnızlık

İçimde garip bir şekilde tek başıma bir yerlere gitme fikri var. Birkaç sabahtır, uyandığımda, uzaklara gitme hissi ile uyanıyorum ki her sabah acıktığımı hissedip uyanan birisiyimdir. Görünürde kolay bir eylem fakat şunu bilelim ki koşullar bunun için hiç merhametli değil. Diyelim ki bu koşulları sağladık. Peki, ne zaman nerede olmam gerek? Şimdilik gereksiz bir his gibi duruyor. Kısa vadede bu planı bir kenara kaldıralım.

Zaten bir keresinde rüyalarımda sürekli, Amerika’da lahmacunu dönerle aynı anda bitirmeye çalışıyordum. Bilinçaltıma göre hareket etmek için fazla büyüdüm sanırım.

Tak sırt çantanı omzuna, herkes kendi yoluna…

Ayraç

Kül Tablasında Bu Hafta

Sigarayla son birkaç gündür aramız limoni. Kahvaltıdan sonra keyifle sigaramı içmek istiyorum ama o ne yapıyor? Midemi bulandırıyor şerefsiz, insan katili, çoluk çocuk rızkını çalan puşt! Belki bırakırım ve ‘yemeğin tadını almaya başladım’ cümlelerini ben de kurarım. Kabul edelim havası var. Şu anlık yapabildiğim tek havalı eylem şekersiz çay ve kahve içmek.

Gel gelelim sigarayla ilgili yazmak istediğim bu değildi. Zamlar filan karalayacaktım işte de arayı şekersiz çay bozdu hep. Şekersiz çay ve kahvenin de aslında konumuzla hiç alakası yoktu ama gaza geldim.

Ayraç

Çılgın Blog: Gayriciddi Zamazingo!

Ufak ufak değişiklikler yapıyorum buralarda vakit buldukça. Çok dikkatli bakarsanız blogun ana sayfasındaki bir tutam değişikliği görebilirsiniz. Bundan önce nasıldı diye sormaya yeltenecekseniz, boş verin.

Sanki çok yazacakmışım gibi Araştırma isminde kategori açtım. Aslında gerçekten bu iş için hevesliyim, konular da biriktirdim. Tek eksiğimiz yazmaya ve gerçekten bilgi kaybı yaşamadan olayların özetini çıkaracak insana ihtiyaç duymam.

Hakkımda sayfasına bir el etmek istiyorum, silip baştan yazmak gibi. Benim üretken tarafım, günlerdir süren akşam yemeğin bittiyse bilgisayarın başına bekleniyorsun.

Ayraç

Ölmeden Önce Yapılması Gerekenler Gibi…

İnsanların mutlaka ölmeden önce yapmak istediği şeyler vardır. Bende bunun ufak bir listesi var. Geçenlerde bu listeye göz gezdirirken ‘kitap yazmak’ gibi bir madde eklemişim.

Çalışmalara önceden oluşturduğum denemelerden başladım, amacım bunu kitaba geçirmek değil ama yazdığıma güvendiğim zaman elbette bir şekilde yayınlayacağım.

Bırakın kitap yazmak yazarların ve edebiyatçıların işi olsun.

Ayraç

Şu Garibi Takibe Alın

Bu aralar fazlasıyla ‘bookstagram’ denilen olaya sardım ya da özendim de diyebiliriz. Olay nedir? Günlük kitap fotoğrafları çekip, üstüne efekt ekleyip İnstagram’a atmak. Yaptığım şeyleri görmek için hazırda var olan @gczamazingo profilini takip edebilirsiniz.

Ayraç

Kendime Çaylar şimdilik bu kadar. Bir öncekinde devam etmeme gibi düşüncelerim vardı ama çeşitli paragrafları tek bir yazı altında toplamak güzel his, onu anladım ben.