Teknik bir alışkanlık olarak takipçilerim bilir ki üşengeçlik, iş güç yüzünden blog yazılarımı çok uzun zaman aralıkları bırakarak yazarım. Fakat bu sefer uzun bir ara vermemin farklı nedeni vardı. Şu zamana kadar çalıştığım en uzun soluklu işten ilk yıllık iznimi almış oldum. Sabit bir yerde tatil yapma fikrini pek sevmeyen biriyim. Madem kendime on günlük bir izin aldım neden biraz dolaşmayayım ki dedim ve yanıma bir yoldaş bulup yollara atıldık, rotamız elbette ufak bir Karadeniz gezisi yapmak üzerine Doğu Karadeniz oldu. Şimdi söyleyeceğim o ki bu yazı aslında notlardan oluşan bir yazı olarak gözükse de hem gezmek isteyenler için güzel bir Karadeniz Rehberi hem de Giresun gezi rehberi olacak.

Ne demiştik? Rotamız Karadeniz, ilk durağımız ise Giresun oldu. Giresun’dan başlamamızın çeşitli birkaç nedeni var. Benim doğup büyüdüğüm yer İstanbul olsa da kütüğümüz burada yer almakta ve hem annemin hem babamın büyüdüğü topraklar burası. Eh, bizde çocukluğumuzun bir kısmını buralarda geçirdik. Bu sadece nedenlerden bir tanesi olarak kayıtlara geçsin.

Size biraz memleketim Giresun hakkında demeçler vereyim isterim. Giresun, Doğu Karadeniz bölgesinin sahil kısmında yer alan bir ildir. Kiraz, fındık ve kemençeyle çok anılır. Biz Ordu’nun da Giresun’un da fındığını ayırt etme kavgasına girmek istemeyiz ama lütfen kemençeyi Giresun’da dinleyin. Pers imparatorluklarından bugüne kadar gelmiş, Ege’deki tatil beldelerini kıskandıracak türde güzellikte bir memleket. Yazları aynı kalabalığı Giresun sahillerinde ve plajlarda görmek mümkün olabiliyor. Bu plajlardan bir tanesi olan Uluburun Plajı hakkında detaylı bilgiyi de yazının ilerleyen kısımlarda okuyabilirsiniz.

Giresun, gezilecek yerler açısından oldukça zengin bir memleket. Yaylaları, milli parkı, plajları olsun gezip görmeniz gerekmekte. Şimdi bizim gezmeyi tercih ettiğimiz yerlerde başlayalım.

Giresun Kalesi

Giresun Kalesi, ilk durağımız olmasa da gezip görme önceliği verdiğim için Giresun gezi rehberi yazımda ilk önce bahsetmek istediğim yerlerden bir tanesi. Kalenin tarihi oldukça eski, Pontus kralı tarafından inşa ediliyor ve günümüze kadar geliyor.

Şuan Giresun’un en uğrak turistik noktası sanırım Giresun Kalesi olarak geçiyor. En büyük özelliği ise şehri panoramik bir şekilde izleyebilme fırsatı sağlıyor size. Kalenin bitki örtüsü semaverden oluşuyor, şaka yapmıyorum. Kalede bolca semaver yer almakta, tabi bunlar sizin ailenizle oturup çay içmeniz için hazır bekletiliyor.

Giresun Kalesi içerisinde çıkılabilen en zirve nokta ve şehrin görüntüsü.
Giresun Kalesi içerisinde çıkılabilen en zirve nokta ve şehrin görüntüsü.

Kalenin tepe noktalarından bir tanesinde ise Topal Osman’ın ya da tam adıyla Topal Osman Ağa’nın anıt mezarı bulunuyor. Bilmeyenler için söylemekte fayda var; Topal Osman, Giresun ve civarında İstiklal Savaşı sırasında Rum çetecilere karşı savaş vermiş ve otonomi kazanıp adı eşkıya olarak anılmaya başlandığında devlet tarafından idam edilmiş biridir.

Giresun Kalesi, mutlaka bu şehre geldiğinizde görmeniz gereken yerlerden olmalı. Karadeniz gezisi yaparken en keyif aldığım yerlerden birisi burasıdır. Giriş ücretsiz, otopark ücreti sabit 5Tl olarak alınmakta ve sadece semaverde çay değil, yemek yiyebileceğiniz yerler de mevcut.

Giresun Müzesi

Giresun Müzesi, çok eski ve ufak bir yapıdır. Müzeye girdiğinizde kafanızı kaldırın ve kubbeye doğru bakın. Orada Hz. İsa ve kilise motifleri göreceksiniz çünkü müze aslıda on sekizinci yüzyılda inşa edilmiş Gogora Kilisesi adı ile kullanılmaya başlanmıştır. Müze olması ise 1988 yılında gerçekleşmiştir.

İçerisinde eski eşyalar, köylerde kullanılan soba gibi ilginizi çekebilecek birkaç şey olabilir. Son zamanlarda Giresun Adası içerisinde yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan değerli eşyalar da burada sergilenmektedir.

Giresun Müzesi içerisinde yer alan zindan kısmında bir görüntü.
Giresun Müzesi içerisinde yer alan zindan kısmında bir görüntü.

Peki, Oktay burası nerededir dediğinizi duyar gibiyim. Giresun Kalesinden çıkıp sahile doğru inin ve sizi Giresun Müzesi karşılasın. Eski bir kilise olan bu müzenin varlığı da Giresun’da olan kültür turizmi katkısını arttırıyor.

Tirebolu Kalesi (Saint Jean Kalesi)

Tirebolu Kalesi, yapım tarihi kesinlikle bilinmeyen, Giresun Kalesi kadar büyük olmasa da Tirebolu’yu tepeden seyretmenize yarayacak bir kaledir. Yapım tarihi kesinlikle bilinmiyor dedik ama Romalılar tarafından yaptırıldığı ileri sürülüyor. Kalenin diğer bir adı ise Saint Jean Kalesi olarak geçmektedir. Kale, şuan çay bahçesi olarak işletilmekte fakat ilerleyen zamanlarda modern seyir terası yapılması düşünülüyormuş.

Tirebolu Kalesi tepesinden denize bakan bir fotoğraf.
Tirebolu Kalesi tepesinden denize bakan bir fotoğraf.

Sıradan bir gezi rehberi yazısında nerelerde ne yenir ne içilir yazılıyor, bu yazıyı okumadan önce biraz ön araştırma yaptım. Eğer benim şuan Giresun gezi rehberi yazdığımı varsayarsak size tavsiyem şudur ki madem Tirebolu’ya kadar geldiniz Tirebolu çayı içmeden geçmeyin.

Peki, neden Tirebolu çayı? Görünüşte Çaykur tarafından üretilen bir çay ve İstanbul’daki büyük marketlerde bile satın alabileceğiniz bir çay 42 Nolu Tirebolu Çayı fakat içenin bir daha içtiği, tadı nefis, rengi, kokusu hayran bırakıcı ve katkı maddesi kullanılmayan nadir çaylardandır. Valla memleket faşisti değilim, Tirebolu’lu olduğumdan da değil, inanmıyorsanız internette biraz araştırın.

Kuzalan Şelalesi Tabiat Parkı

Kuzalan Şelalesi, Giresun’da uzun zamandır yer alan fakat milli parklar tarafından yakın tarihte korunmaya başlayan bir tabiat parkı aslında. Bu tabiat parkını içerisinde elbette sadece şelale yok, travertenler, birçok doğal oluşum da sizlerin gözlemlemesi için ziyarete açık.

Kuzalan Şelalesi
Kuzalan Şelalesi

Bizim kiraladığımız araçla buraları pek gezmek için mümkün olmadığından dolayı şelaleyi görüp geri dönmek zorunda kaldık fakat fotoğraflarda gerçekten harika bir yer. Adeta Giresun’da saklı kalmış bir cennet diyebilirim. Mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Uluburun Plajı

Uluburun Plajı, bizim yüzmek için yol üstünde beğendiğimiz çok güzel plajlardan bir tanesiydi. Özellikle gidin demiyoruz ama biz gerçekten çok beğendik. Karadeniz Sahil yolundan uzak yani araç seslerinden uzak bir plaj olarak düşünebilirsiniz. Yazının başında dediğimiz gibi Giresun’da denize girmek hoş, tatil beldelerinden hiçbir farkı yok.

Uluburun Plajı
Uluburun Plajı

Uluburun Plajı, bir koy içerisine kurulmuş. Biz erken saatlerde gittiğimiz için girişi ücretlimi değil mi bilmiyoruz çünkü görevli kimse yoktu. Ayrıca kampçılar için de uygun bir yer. Sizlere tavsiyem bir ziyaret edin derim. Yukarısı çay bahçesi, kafe tarzında dizayn edilmiş. Plaja kayalıklarda ve merdivenlerden beş dakikalık bir yürüme ile ulaşabiliyorsunuz.

Son Notlar, Uygun Araçlar, Konaklama ve Giresun Yemekleri

Giresun gezi rehberi tarzında bir yazı yazmaya çalışacağım demiştim sizlere. Şimdi gelelim belli başlı soruları cevaplamaya.

Giresun’a nasıl gidilir? Şehrin Ordu ile arasında Ordu – Giresun Havalimanı yer almakta. Buraya İstanbul’dan ve Ankara’dan uçakla gidebilirsiniz. Birçok büyük ve küçük otobüs şirketi yine buraya ulaşım sağlamaktadır. Özel aracınızla da gelebilirsiniz, zor değil sadece Karadeniz Sahil Yolu hattında kalmanız yeterli olacaktır.

Giresun’da Konaklama Fiyatları Nasıl? Gittiğiniz otelin lükslüğüne ve hizmetine göre, geceliği 50-150TL arasında otel bulabilirsiniz fakat konaklayacak yer sıkıntısı çekmezsiniz. Otel ve pansiyon açısından zengin bir şehir diyebiliriz. Keşke orada yaşasam, kendi evim olsa da gezginlere couch desteğinde bulunabilsem diyorum arada.

Giresun’da Ne Yenir? Şehrin Görele ilçesinde Giresun pidesi yiyebilirsiniz. Ayrıca fındık helvası da meşhurdur, denemenizi tavsiye ederim.

Uluburun Plajı ve kameralara çantası açık olarak yakalanmış bir Oktay Yenitürk.
Uluburun Plajı ve kameralara çantası açık olarak yakalanmış bir Oktay Yenitürk.

Ufak Karadeniz gezisi fikrimizin ilk durağı da böylece bitmiş oldu, kendim adına Giresun’da dolu dolu bir gün geçirmekten çok mutlu oldum. Umarım meraklıları için de bu yazı güzel bir Giresun gezi rehberi olmuştur diye düşünüyorum. Giresun Adası normalde ziyaretlere açık fakat biz o gün adaya götürecek tekne bulamadığımızdan gidemedik siz şansınızı denemeyi unutmayın. Unutmadan söyleyelim; Karadeniz’in altını üstüne getirmek istiyorsanız altınızda dört çeker ve yüksek bir araç olmalı.

1 YORUM

CEVAP VER