Hadi ikinci dönemin başında bir hafta devamsızlık yapalım, kırk günlük tatili elli güne uzatalım; daha sınavlara çok var not tutarız, illa buluruz o notları derken dördüncü dönemin vize haftasına girmiş bulunmaktayız.

Şahsen ben bu dönemden on tane derse giriyorum ve ikinci yarıyıldan kalan üç tane dersim var (istatistik, ticaret hukuku ve genel muhasebe; hiç beceremem). Ayrıca ortalamam 1.94 olup mezuniyet ortalaması olan 2.00’a çok yakın. Bunları sırf yazı uzun olsun diye yazıyorum, tamamen beni ilgilendiren konular farkındayım.

Ne diyorduk? Vize denen saçmalık… Yukarıdaki hesaba bakarsak toplamda ben on üç dersin vizesine hazırlanmaktayım, bunların finali var. Vizelerden bir tanesinde sunum yer almakta, bir tanesinin %20’si de ödev puanını içermekte. Öğretim görevlilerinin bir kaçı da sağ olsun gayet sınav konusunda yardımcı davranırken bazıları da bizi bırakmak için elinden geleni yapıyor.

Ben bu sene her türlü mezunum, o konumda pek sıkıntım yok (ya da umarım mezun olurum). Fakat şikayetçi olduğum birkaç konu var. Dersler zor ve bir çoğumuz DGS’ye hazırlanmaktayız, öğretmenler neden bir kolaylık yapmaz ki? Kalmış şurada iki-iki buçuk ayımız filan, bırakın mezun olalım işte. Bizim bu okula seneye sadece sınavlara gidip gelmemizin size ne yararı olabilir ki?

Ayrıca devam zorunluluğu denen saçmalık devam ederken, alttan aldığımız derslerin dersine giremememiz ve öğretim görevlilerinin de ders notları konusunda yardım etmemeleri fazlasıyla can sıkıcı bir hale geliyor.

Vize Saçmalığı

Neyse notlar hazır, özetler sınavlar başlamadan çıkartıldı. Geriye son güne bırakılan ders çalışma cinnetleri kaldı (film olsa imdb’de rahat 8.7’si var şerefsizim). Vizesi olan herkese başarılar.

Ayrıca dipten dipten travian oynuyorum, evet 🙂 Sıkıntıya birebir.